PERA MÜZESİ

PERA MÜZESİ
Ocak 28 16:06 2015 Bu Makalede, Yazar
Türkiye’nin sınırlı sayıdaki özel müzelerine bir yenisi eklendi. Suna ve inan Kıraç Vakfı Pera Müzesi, Tepebaşı’ndaki 19. yy yapılarından olan ve mimar Achille Manoussos’un inşa edip önce Bristol Oteli ardından da Eskişehir Bankası’nın merkezi olarak kullanılan binada hizmete girdi. 3700 m2llik kullanım alanına sahip Pera Müzesi 8 kattan oluşuyor. Giriş katındaki geniş, salonda ilk olarak göze zamanında ünül soprano Maria Callas’a ait olan piyano çarpıyor. Sergi salonları, oditoryumu ve çeşitli ağırlama mekanlarında kullanılan çağdaş tasarımı ve teknik özellikleriyle dünya standartlarında bir donanıma sahip olan müzenin ilk katında, “Anadolu Ağırlık ve Ölçüleri” sergisi yer alıyor.

Bu sergide Anadolu’da kullanılan ağırlık ve ölçü birimleriyle aygıtlarının örneklerinden seçilmiş geniş bir seçki izleyiciye sunuluyor. Yine aynı kattaki, “Kütahya Çini ve Seramikleri” sergisinde Kütahya çini ve seramik sanatından yüzlerce özel parça, söz konusu geleneksel kültür mirasımızın çeşitli yönlerine ışık tutuyor. Müzenin 2. katında yer alan Sevgi ve Erdoğan Gönül Galerisi’nde de sanatseverleri, “imparatorluktan Portreler” adlı sergi karşılıyor. Bu bölümde Avrupalı oryantalist ressamların, Osmanlı dünyasından esinlenerek yaptığı 60’a yakın tablo sergileniyor. Burada, Aralık 2004’te Pera Müzesi için 5 milyon YTL rekor fiyatla TMSF’nin düzenlediği müzayedede satın alınan Osman Hamdi Bey’in ünlü “Kaplumbağa Terbiyecisi” tablosu dikkat çekiyor. Bu bölümde, Jean Baptiste Vanmour, Fausto Zonaro ve George Engelhardt Schröder’in de aralarında bulunduğu ‘Avrupalı oryantalistler’in Osmanlı dünyasını betimledikleri tablolar da göz dolduruyor.

Müzenin 3., 4. ve 5. katlarında Mehmet Güleryüz başkanlığındaki UPSD (Uluslararası Plastik Sanatlar Derneği) yönetiminin Pera Müzesi ile işbirliği içinde düzenlediği “Genç Açılım” sergisi bulunuyor. 35 yaşın altındaki sanatçıların yapıtlarından oluşan bu sergide, günümüz ‘genç’ sanatının tarafsız bir panoramasının oluşturulması amaçlanıyor. Haziran ayında kapılarını açan, ancak kesin açılışı Ekim ayında yapılacak olan müzenin yönetimi Suna ve inan Kıraç Vakfı’nın İstanbul’daki tüm kültür ve sanat işlerini yürüten Genel Müdür özalp Birol’a ait. Uluslararası bir nitelik taşıyan müze barındırdığı değerli eserlerin yanı sıra ağır bir tedavi süreci yaşayan Suna Kıraç’ı hayata bağlayan bir unsur olması nedeniyle de Kıraç ailesi için farklı bir önem arzediyor. inan Kıraç’ın müzenin ön açılışında verdiği bilgiye göre İstanbul, Pera Müzesi’nin ardından, yine Beyoğlu’nda yıl sonuna doğru önemli bir yapıya; İstanbul Araştırmaları Enstitüsü’ne kavuşacak.

Enstitüde İstanbul’un tarihine ışık tutacak kitaplar ve el yazmalarından oluşan bir kütüphane bulunacak. Kütüphanede yer alacak eserler arasında İstanbul’un 1100 yıllık bir dönemini kapsayan Bizans dönemine ait kitaplar, Bizans’ın dışında Osmanlı Şevket Radon’un bütün elyazmaları ve Atatürk hakkında şimdiye kadar yazılmış eserler yer alacak. Suna ve inan Kıraç Vakfı’na şu ana kadar yapılan parasal yatırım ve koleksiyonların değeri 35 milyon dolar. Bu rakam önümüzdeki yıllarda 250 milyon dolara ulaşacak. Pera Müzesi’ne yılda 2 kez yabancı sergi getirtilecek.